7 Şubat 2011 Pazartesi

Mihran Gültekin: Dersim köylerindeki nüfusun yüzde 75’i Ermeni’dir



Dersim Ermenileri Derneği Başkanı Mihran Prgiç Gültekin, bugün Erivan’da bir basın toplantısı düzenledi.

Mihran Prgiç Gültekin, basın toplantısında Dersim Ermenilerinin Türk yatağanından kurtarılmak için Alevilerle yaptığı işbirliğini anlattı.
Gültekin “Dersim yüksek dağlarla çevrilmiş ve Ermenilerin serveti bu dağlardaki manastırlarda gizlendi. Osmanlılar Ermenileri katletmek için Dersim’e girmek istedi, ancak Aleviler verdiği sözün arkasında durarak Ermenilere ihanet etmedi” diye konuştu.
Dersim’deki Ermenilerin sayısına gelince Gültekin net bir rakam açıklayamadı.
Dersim Ermenileri Derneği Başkanı “Dersim köylerindeki nüfusun yüzde 75’i Ermeni’dir. İnsanlarla konutuğumuz zaman Ermeni olduklarını söylüyor, ancak mahkemeye gidip Ermeni kimliğine dönmekten korkuyor. Bugünkü hükümet tehlikeli değil. İnsanlar eski hükümetin dönmesinden ve tarihin tekrarlanmasından korkuyor” dedi.

http://www.tert.am/tr/news/2011/02/07/armenian/

Միհրան Գյուլթեքին. Դերսիմի մահմեդական հայերը վախ ունեն, որ քրիստոնյա հայերը կարող են լավ չընդունել իրենց



Փետրվար 07, 2011 | 13:24 

Դերսիմի հայերի միության կողմից արդեն մի քանի տարի կազմակերպվող փառատոնը նպատակ ունի մեկ հարկի տակ հավաքել աշխարհասփյուռ հայերի ներկայացուցիչներին եւ նրանց բարեկամացնել դերսիմցի հայերի հետ, փետրվարի 7-ին լրագրողների հետ հանդիպման ժամանակ ասաց միության նախագահ Միհրան Գյուլթեքինը։
«Դերսիմի հայերը, որ վախենում են խոստովանել իրենց ազգային ինքության մասին, վախ ունեն, որ քրիստոնյա հայերը կարող են լավ չընդունել իրենց։ Այդ է պատճառը, որ Հայաստանի եւ սփյուռքի հայ համայնքներ այցելելուց առաջ նրանք ցանկանում են իրենց հայ եղբայրներին հյուրընկալել նախեւառաջ իրենց մոտ, երգել ընդհանուր երգեր, պարել եւ վերահաստատել միեւնույն ավանդույթներով ապրելու փաստը»,- նկատեց Գյուլթեքինը։
Հարցին, թե փառատոնի կազմակերպման եւ իրագործման տեսանկյունից ի՞նչ ակնկալիքներ ունեն դերսիմցի հայերը Հայաստանից, նա պատասխանեց, որ այդ մարդիկ աջակցություն են ակնկալում ոչ այնքան Հայաստանից, որքան հայ երիտասարդներից։ «Հենց երիտասարդներն են, որ կարող են նպաստել այս խզված, կարելի է ասել չեղած կապերի ստեղծմանը»,-բացատրեց Գյուլթեքինը։
Նա տեղեկացրեց, որ առանձնապես ջերմ չեն նաեւ դերսիմցի հայերի եւ պոլսահայերի հարաբերությունները։ «Դրա պատճառներից մեկն էլ կրոնն է, դերսիմցի հայերի՝ ծպտված մնալը։ Ճիշտ է, Դերսիմում հայկական խոնարհված մի շարք եկեղեցիներ կան, ուր հայերը մատաղ եւ այլ կրոնական ծեսեր են իրականացնում, բայց Կոստանդնուպոլսի պատրիարքարանը, ի տարբերություն մի շարք այլ վայրերի, այնտեղ շրջիկ քահանաներ չի ուղարկում, այդ եկեղեցիներում ծիսական արարողություներ չեն կատարվում։ Արդյունքում կիսախոնարհված հայկական եկեղեցիները քանդվում են, հայկական գերեզմանոցներն՝ անհետանում »,- ցավ հայտնեց Գյուլթեքինը։
Վերջում թուրքահայ գործիչը նկատեց, որ Դերսիմում հայերեն սովորելու ոչ մի հնարավորություն չկա եւ մահմեդական դարձած հայերը մայրենին սովորելու տարբերակ չունեն։


http://www.tert.am/tr/news/2011/02/07/armenian/

BATI ERMENİSTAN VE BATI ERMENİLERİ SORUNLARI ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Miran Pırgic Gültekin’le söyleşimiz


Dersim Ermenileri İnanç ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Miran Pırgic Gültekin, Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri Sorunları Araştırmalar Merkezi’ne şu söyleşiyi verdi:
Sayın Miran Pırgic Gültekin, Ermenistanlılar, Derneğinizin çalışmalarına büyük bir ilgi gösteriyorlar. Pek önemli bir girişimde bulunmuşsunuz. Derneği kurma düşüncesinin nasıl ortaya çıktığını anlatır mısınız?
Aile yaşamımız içinde bilinen kimliğimizle büyüdük ve bu kimliğin yeniden kullanma düşüncesi hep aklımızdaydı. Bu sürecin oluşmasına hayatıma yön veren siyasi düşüncelerim ön ayak olmuştur. Türkiye’yi ve dünyayı sarsan Hrant Dink, cinayetinin ardından Ermeni kimliğinin korkulması ve saklanması gereken değil savunulması gerektiğini düşündük. Hrant Dink’in katledilmesinin ardından başlayan kimlik mücadelesi, Kürt sorununda devam eden kimlik mücadelesi bizlere de mücadele etme, birlik olma yükünü yükledi.
İstanbul Ermenilerinin dışında Anadolu’da yaşayan Ermenilerin örgütlenme tartışamaları başlayınca dernek kurma fikri giderek olgunlaşmaya başlad.
Dernek üyeleri arasında Dersim’de yaşayanlar var mı aceba?
Dersim’de çalışma yapan yönetici ve üye arkadaşlarımız var. 
Derneğiniz hangi hedefi takip ediyor. Bunlara ulşama yolunda bir engelçıkıyor mu?
Dernek aslında fikir olarak Dersim’de yaşayan, sürülmüş ve kimlik konusunda sıkıntı yaşayan Ermenileri  bir araya getirmeye, hiç olmazsa kimliklerinin farkındalığını sağlamaya çalışıyoruz. Dersim’de artık yok olamaya yüz tutmuş Ermeni kültürü üzerine de çalışma yapmaya çalışıyoruz.
Türkiye’de bu tarz sivil toplum mücadelesi konusunda oldukça yeni yol katediyor. İnsanların derneklere ve vakıflara ulaşması konusunda sıkıntı yaşanıyor. İstanbul Ermenileri de dernek ve vakıfları oldukça aktif çalışmaları olsa da derneğimiz başta olmak üzere pek çok Anadolu Ermenilerinin çalıştığı derneklere sıcak bakmıyorlar. Dil ve inançların asimle edilmiş olmasının verdiği sıkıntılar var. Ermenistan’ın gösterdiği ilgi ve destek İstanbul Ermenilerinden gelmiyor. Cemaat, azalma ve darlık sıkıntılarını tartışmalarına rağmen açılmayı göze alamıyor.
Türkiye Ermenilerinin, Türkiye Patrikliği dışında sivil üst örgütlülüğü olmaması da ciddi bir sıkıntı.
Derneğinizin kaç üyesi var?
80 üyemiz var.
Derneğinize sadece Ermeniler mi üye oluyorlar?
Ermeniler ve dönme Ermenilerini üye yapıyoruz
Kimliklerine dönen Ermeniler, ne gibi bürokratik sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar?
Hiçbir bürokratik sıkıntı yaşamadık.
Geçende Dersim’i ziyaret ettiniz. Orada yapmış olduğunuz çalışmalarını biraz anlatabilir misiniz? Dersim’de düşünceleriniz ne gibi kabul gördüler? Derneğiniz, Dersim’de faaliyet gösteriyor mu?
Dersim’de Mazgirt (Mazgert), Ovacık (Pulur), Hozat (Xozat) ilçeleri ve köylerini dernek faaliyetleri kapsamında gezdik. Bu ilçelerde bulunan Ermenilere ait, yani kültürümüze ait tarihi yerleri görüp, fotoğrafladık. İlçe belediye başkanları ile yapmış olduğumuz sohbet gelecek için umut vericiydi. Bu başkanlardan festival davetleri aldık. Ayrıca birebir görüşmüş olduğumuz ilçe sakinleri içerisinde Ermeniler vardı ve bu insanlarla birlikte yaptığımız sohbetlerde kendilerini çok rahat ifade ettiklerini gördük. Ziyaret etmiş olduğumuz yıkık kiliselerde, yöre halkının –yıkık olmasına rağmen- ibadet ettiklerini anladık. Osmanlı döneminde katledilen Ermenilerin, katledildikleri yerleri gördük ve yöre halkından buraların hikayelerini dinledik.   
 Siz Dersim’de yaşayan bir kripto Ermeni ailesinde doğdunuz. Kimliğinizi nasıl keşfettiniz?
 Aile içersinde hep bu kimlik ile büyüdük. Kimliğin yeniden keşfi gerçekleşti bir anlamda. Toplumların bu kadar içi içe yaşadığı bir coğrafyada üst kimlik dayatmalarına karşı gelişen mücadelede önce üst kimliğe tepki, sonra öze dönüş olarak Ermeniliği yaşamaya başladık. Eşimin de dönme Ermeni olması ve kimliğin yaşanması konusunda verdiği destekler, bu dönüşü kolaylaştırdı…
Ailenizde Ermeni gelenekler korunmuş
muydular?
 Üst kimlik dayatmalarının yarattığı asimilasyon sonrasında şu anda maalesef yaşanan hiçbir gelenek yok.
Aileniz, soykırım sırasında mı, daha önce mi Dersim’e gitmiştir? Sizin ve ailenizin hikayesini anlatır mısınız biraz?
 Aile olarak 1915’ten sonra Müslümanlaşarak Alevi meshebini yaşamayı yaşamanın tekk alternatifi olarak görmüşler. Önce 1915 ardından cumhuriyetten sonra Ermeni okullarının ve kiliselerin yok edilmesi kimliğin kendini yaşatmasına engel oldu.
Dostlarınız kararınızı nasıl kabul ettiler?
Başlarda bir garipseme yaşansa da sonrasında desteklerini esirgemedi.
Dersim’de çok mu kripto Ermeni var? Osmanlı’da İttihat ve Terraki anlayışının yaygınlaşmasından sonra Dersimli Ermeniler, Dersim’de Aleviliği tercih ederek yaşamaya çalışmıştır. Ancak Dersim’de çok sayıda Ermeni fertleri Kürt Alevi Aşiretleri içinde kendini ifade etmeye çalıyor. Objektif bir sayıya ulaşmak çok zor. 
Halen Türkiye’de sergilenen göreli özgürlük Ermenilerin köklerine dönmelerini sağlıyor mu?
Hayır. Türkiye’de yaşayan gayri Müslimlere yönelik ‘öteki’ yaklaşımı büyük ölçüde devam ediyor. Devlet kurumları halen Ermenilere yönelik inkarcı ve ötekileştirici yaklaşımını sürdürüyor. Dönme Ermeniler kimliğine dönmüş olmasına rağmen Ermeni okullarında okuma şansı olmuyor.  Rahip santaro, Zirve yayınevi katliamı ve Hrant Dink’in katledilmesi AKP iktidarı döneminde yaşandı. Yüzleşmeyi sağlayacak bir yargılama süreci de yaşanmadı. Devletin üst kimliğe sahip olması dönme Ermenilerinin özüne dönmesini engelliyor.
İstanbul’da insanların kimliklerine dönmeleri başka yerlerden daha kolay oluyor. Dersim’de kolay mı aceba?
İstanbul’da yaşayanlarda daha zor durumları. Şimdiye kadar hiç yaşanmadı.
Devlet  ve Dersimli Kürtler, Ermenilerin kimliklerine dönmelerine nasıl davranıyorlar? Dersim’de hiç denenmiş bir yol değil. Bu nedenle fazla fikir sahibi değilim.